25 Aralık 2016 Pazar

#BAKIM

                                     ARKO NEM CANLANDIRICI BAKIM KREMİ

         Merhaba,


Bugün sık sık kullandığım, sürekli aldığım
yoğurt ve böğürtlenli arko nem'i anlatacağım.


     Öncelikle ellerinizi sık sık yıkıyorsanız ve uzun süre kremlemiyorsanız tam size göre diyebilirim. Canlandırıcı bir krem ellerinizin nefes aldığını hissediyorsunuz.
Meyve sevenler için kokusu muhteşem diyebilirim. Böğürtlen kokuyor. Hafif mor renkli. Sevmiyorsanız eğer sadeleri de var.

  Sabah evden çıkmadan sürüyorum. Hem kokusu hem de nemlendirme performansını başarılı buluyorum, fiyatı indirim zamanları 3 TL oluyor.

Carrefoursa ve Migros indirimlerinin vazgeçilmezi (: 


17 Aralık 2016 Cumartesi

#KENDİN YAP

                                                        DEFTER KAPAĞI


 

Herkese merhaba,
bugün sizinle defterlerimin kapaklarını paylaşmak istedim, eğer sizde benim gibi sıradan defter kullanmak istemiyorsanız mutlaka bakın derim.
 


8. sınıftayken bir defterime dergiden kopardığım sevdiğim  resimleri yapıştırmıştım. Hala kullanıyorum ama resmini çekmeyi unutmuşum. (: Kullanışlı oluyor ben 4 yıldır kullanıyorum.






Ortadaki defteri youtube'ta görüp yaptım fakat ordaki starbucks'ın paketiydi. Siirt'te starbucks olmadığı için böyle bi trolleme yaptım. Sevdiğiniz, ilgi duyduğunuz şeyleri deftere yapıştırabilirsiniz.






   Bunları geçen sene yapmıştım. Önce defterin kapağını sünger ve ya fırçayla herhangi bir boyayla siyaha boyuyorsunuz. Daha sonra istediğiniz renkleri başka bir fırçayla püskürtüyorsunuz. Parlaması ve kalıcı olması için mutlaka vernik sıkın. Verniği boya satan dükkanlarda bulabilirsiniz.



Bunu bugün yaptım. Minik minik hoşuma giden objelerin resmini beyaz bir kağıda çizdim, dileğiniz renk kağıda çizebilirsiniz. Daha sonra defterinizin kapağına yapıştırın. (:



 bunun için eğer düz renk kapaklı defteriniz varsa direk anlatacağım şekilde elması yapın. Yoksa eğer ya düz kağıt ya da benimki gibi bir kumaşı deftere sabitleyin. Dha sonra bir üst resimde gördüğünüz elmastan çizip köşe yerlerine nokta koyun ve kocaman ip ve iğneyle dikin. Bu defter şeklini youtube'ta gördüm ordan daha detaylı anlayabilirsiniz (:

hoşçakalın
                                                             


16 Aralık 2016 Cuma

#GEZİ


                                                             SAPPHİRE SEYİR TERASI






                   Herkese merhaba,



        Yine bir gezi bloğuyla karşınızdayım

  bugün size yazın gittiğim Sapphire Seyir Terası'nı anlatmak istiyorum.

       Türkiye'nin en yüksek binası olarak biliniyor. 52 kat 261 M yükseklikte

 önce bir avm nin içine giriyorsunuz, bileti alıyorsunuz ve turnikelerden geçiyorsunuz. Tabi görevliler yardımcı oluyor  ve bir görevliyle birlikte asansörle en üst kata çıkıyorsunuz. Asansör bayağı hızlı asansörden ilk indiğinizde biraz baş dönmesi yaşıyabilirsiniz daha sonra İstanbulun eşsiz manzarası karşısında büyülenebilirsiniz. Heryer gözüküyor ve 4 taraftan izleyebilme şansınız var.
Biz akşama doğru gittik ki hem gündüzü, hem günbatımını, hem de akşamı görelim diye. Mükemmeldi teras dışında simülasyona girebiliyorsunuz. Sanki helikopterdeymişsiniz gibi his veriliyor.


Fiyatları tam hatırlamıyorum . İçerde zaman sınırı yok istediğiniz kadar kalabiliyorsunuz.
 









alıntı***

alıntı***

alıntı***

*diğer bloglarda görüşmek üzere, iyi akşamlar. (:

12 Aralık 2016 Pazartesi

Gün Siyahtan Kara...

               Ne desek boş.

      Boğazımız düğüm, yutkunamıyoruz...
 Bir kelime ''şehit'' okurken bile canımızdan can gidiyor. Aileleri, arkadaşları, geride bıraktıkları...
 Bir ülke için, bizim için kendi canlarını feda ediyorlar.
Sırf senin ailenin canı yanmasın diye kendi canını ortaya koyup, kendi ailesinin canını yakıyor. Para için değil, namus için.  Tabutunun başında küçücük çocuğu 'bak benim babam burda' diyor.


           Gencecik bir oğlansın,

    Çalışmışsın, didinmişsin, doktor olma yolundasın.
 İnsanların yaralarını sarma derdindesin. Sırf o gece ordan geçtin diye birkaç tane vatan haini suçsuz olduğun halde seni öldürüyor. Emeklerini öldürüyor.


       Ekmek paranın derdindesin.


 Takımına gönül vermiş, emek vermişsin, işinin başındasın.
 Suç mu ekmek parasının derdinde olmak?
 




 başımız sağ olsun arkadaşlar

3 Aralık 2016 Cumartesi

3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ

     Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Ziyareti

 
         Bugün çok özel bir gün. Bugün özel insanların günü. Keşke bir gün değil hergün hatırlansalar değil mi?
       


       Her sene gittiğimiz engelsiz yaşam evi ziyaretini anlatmak istiyorum. Bu sene bugüne denk getirmeye çalıştık ve iznimiz çıktı. Öncelikle belirteyim arkadaşlar bu tür yerlere gitmek için  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na dilekçe yazıp onaylanmasını bekliyorsunuz. Başka türlü girilmiyor diye biliyorum. Burada küçük küçük evler var ve yaşlı, genç, bakıma muhtaç, ailesi tarafından terk edilmiş zihinsel ve bedensel engelli  bireyler kalıyor.

  Yine gittim ve yine hatırlandım çok mükemmel bir duygu '
geçen sene gelmiştin, seneye bidaha gel olur mu?' bu dünya üzerinde duyduğum bütün sevgi sözcüklerinin önüne geçiyor.
 

  Yeni bir abi gelmişti,

 gözleri okyanus gibiydi, o kadar masmavi gözleri vardı ki...

Sevipte kavuşamamış bu abi depremden dolayı sakatlanmış ayakları tutmuyor, elleri zor hareket ediyor ve yavaş konuşuyor. Ama harika şiirler yazıyor her fırsatta şiir yazıyor 'beni facebookta ekle pek girmiyorum ama girince bende sana geri döneceğim' diyor. Adını soruyor sana şiir yazıyor ve bana dediği şey 'ay yüzlüm Ayşe'm'. O kadar duygulandım ki hikayesini dinlerken dayanamayıp ağladım 'ağlama' demedi yine o harika şiirlerinden bir mısra okudu 'hayatını bir kitap olarak yaz üzüldüğün şeyleri bir daha yaşamamak için, bu dünya senin gözyaşlarını haketmiyor.' dedi. Bir arkadaşıma çiçek verdi, arkadaşım çiçeği alıp geri ona vermek isteyince  'erkek verdiği çiçeği almaz' deyip çiçeği almadı.


 O teyze ölmüş.


  geçen sene hepimizi ağlatan bir teyze vardı. Torunları terk etmiş onu. Torunlarının özlemiyle yanıyordu. Kızların saçlarını öpüyordu, örüyordu, okşuyordu...
 hepimizi ağlatmıştı o gün
bu sefer gittiğimde görmedim onu her yerde aradım yoktu..
görevliyle konuştum :

'geçen sene bi teye vardı o nerde?'

'hangisi?'

'hani torunlarını çok seven, kimse gelmiyordu ziyaretine adını hatırlayamadım'
'Vezire teyze mi?'

'evet evet o vezire teyze'

dedim büyük bir heyecanla alacağım cevabı düşünememiştim.


'vezire teyze öldü' dedi.


 Yıkıldım o an. Dondum kaldım. Allah'ım etrafımdaki kimseyi göremiyorum. Döndüm ve arkadaşıma 'o teyze ölmüş' dedim gözyaşlarım akıyor farkında değilim, kızlarla sarılıp ağladık duyan herkes çok üzüldü o kadar tatlı bir teyzeydi ki keşke son kez o çok sevdiği ama ziyaretine gelmeyen çocuklarını ve torunlarını görseydi...


Bir tane sevdiğim teyze daha vardı. Bu sefer pastasını ben yedirdim ona bu arada onlarda engelliler gününü kutluyordu o yüzden pasta kestik beraber. Yedirdiğim her kaşıkta bana o kadar güzel dua ediyordu ki pasta bitsin istemedim. Bu arada hepsi Kola'yı çok seviyor (:


Yine 2 tane abi sahnede kapıştı şarkılar söylediler  zihinsel engelliler ama o kadar komikler ki sırf biz gülelim diye her şeyi yapıyorlar. Dans ettik, şarkı söyledik, halay çektik...

Bu sefer hep beraber çorap götürdük 'bere yok mu yaaaa' dediler (:

 mayıs ayında tekrar gitmeyi düşünüyoruz. Havalar düzelecek ve biz daha fazla kalacağız.

resim paylaşmam yasak o yüzden bu bloğu resimsiz kapatıyorum ama orda duvarda yazan bir yazıyı yazmak istiyorum.


 ENGELLİ OLMAK ENGEL DEĞİLDİR

2 Aralık 2016 Cuma

#MAKYAJ


                           Emily ve Procsin Göz Kalemlerim
 

                          



    İyi akşamlar,
yazsam mı? yazmasam mı? diye çok düşündüğüm bir blog oldu bu.
yazmaya karar verdim.
    Makyajlarımızın olmazsa olmazlarıdır göz kalemleri. Bende benim kullandığım bu kalemleri anlatacağım.
                         



-emily 122 beyaz göz kalemi:Bildiğiniz üzere emily golden rose markasının kalemi.Ben bu rengi gözümün içine sürüyorum. Gözlerim yeşil olduğu için siyah kalemi pek kullanamıyorum. Çok fazla dikkat çekiyor. Bunu sürünce kalem sürdüğüm pek belli olmuyor ve gözlerim büyüyor. Gayet kalıcı bir kalem ve suya dayanıklı. Denemediyseniz deneyin derim.


-emily siyah göz kalemi
: Siyah göz kalemi pek kullanmıyorum demiştim. Kullanınca da bu kalemi kullanıyorum. Aynı şekilde suya dayanıklı bir kalem ve çok rahat sürülüyor. Yumuşak uçlu ve kalemtraşla rahatlıkla açılıyor.


-procsin 302 kahverengi göz kalemi: kalın yumuşacık uçlu bir kalem, çok rahat sürülüyor, çok seviyorum ama gözün içinde kalmıyor. Suda dağılıyor hatta yok oluyor kalıcılığı yok, mineralli olduğu söyleniyor.


-procsin 305 mavi göz kalemi: mükemmel bir ışıltı veriyor ama suya dayanıksız. Açık renkli olduğu için hemen kayboluyor. İlla sürücem diyorsanız sürekli tazelemeniz gerekecek.





                                                 

                                                  -sevgilerle (: